Türkan Şoray kimdir?
Türkan Şoray, 28 Haziran 1945 tarihinde İstanbul’da doğdu. Babası Devlet Demiryolları’nda görev yapan Halit Şoray, annesi ise Meliha Şoraydır. Şarkıcı ve oyuncu Nazan Şoray öz kız kardeşidir. Annesinin ikinci evliliğinden Figen Çevik Gezer adlı bir kız kardeşi, babasının ikinci evliliğinden ise Oktay Şoray adlı bir erkek kardeşi bulunmaktadır. Oktay Şoray 1996 yılında 34 yaşındayken hayatını kaybetti.
Sinema dünyasıyla genç yaşta tanıştı. Ailesinin oturduğu evin sahibinin kızı olan ve daha sonra “Panter Emel” adıyla tanınacak Emel Yıldız ile birlikte bir film setine gittiğinde yapımcı ve yönetmen Türker İnanoğlu’nun dikkatini çekti. 1960 yapımı Köyde Bir Kız Sevdim ile sinema kariyerine başladı.
1960’ların başından itibaren hızla Yeşilçam’ın en çok aranan kadın oyuncularından biri haline geldi. Otobüs Yolcuları, Acı Hayat, Gurbet Kuşları, Vesikalı Yarim, Bir Dağ Masalı, Keşanlı Ali Destanı ve Mahpus gibi filmlerde farklı karakterler canlandırdı. Hem melodramlarda hem toplumsal içerikli filmlerde güçlü performanslarıyla dikkat çekti.
1964 yılında Acı Hayat filmindeki Nermin rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Bu ödül, uzun kariyeri boyunca elde edeceği önemli sinema başarılarının ilklerinden biri oldu. Şoray daha sonraki yıllarda da Altın Portakal’da farklı filmleriyle birçok kez En İyi Kadın Oyuncu seçildi.
1968 yapımı Vesikalı Yarimde canlandırdığı Sabiha karakteri, Türk sinemasının en unutulmaz kadın karakterlerinden biri haline geldi. Lütfi Akad’ın yönettiği filmde İzzet Günay ile başrolü paylaşan Şoray, oyunculuğunun daha gerçekçi ve ölçülü yönünü gösterdi.
1970’li yıllar Türkan Şoray’ın hem oyuncu hem de yönetmen olarak öne çıktığı dönem oldu. 1972 yapımı Dönüş ile yönetmenliğe adım attı ve filmde Kadir İnanır ile başrolü paylaştı. Ardından Azap ve Bodrum Hakimi filmlerinin yönetmenliğini üstlendi. 1981 yapımı Yılanı Öldürselerde ise Şerif Gören ile birlikte yönetmen olarak çalıştı.
Şoray’ın sinema kariyerinin en simgesel ortaklıklarından biri Kadir İnanır ile oldu. İkili Dönüş, Devlerin Aşkı, Dila Hanım ve özellikle Atıf Yılmaz’ın yönettiği 1977 yapımı Selvi Boylum Al Yazmalım gibi filmlerde birlikte kamera karşısına çıktı. Cengiz Aytmatov’un eserinden uyarlanan Selvi Boylum Al Yazmalım, yıllar içinde Türk sinemasının en sevilen filmlerinden biri haline geldi.
1978 yapımı Sultanda yoksul bir mahallede çocuklarını büyütmeye çalışan güçlü bir kadını canlandırdı. 1979’da Hazal, 1983’te Mine, 1985’te Bir Kadın Bir Hayat, 1987’de Hayallerim, Aşkım ve Sen ve Gramofon Avrat gibi filmlerle kadın karakterlerin toplumsal konumunu ve iç dünyasını merkezine alan yapımlarda yer aldı.
Şoray’ın kariyeri televizyon döneminde de devam etti. 1990’larda ve 2000’lerde çeşitli dizilerde rol aldı. Özellikle İkinci Bahar dizisindeki Hanım karakteri yeni kuşak izleyicilerin de kendisini tanımasını sağladı. Daha sonra Tatlı Hayat, Cemile, Vurgun, Altın Kızlar ve Bir Zamanlar Osmanlı: Kıyam gibi televizyon projelerinde kamera karşısına geçti.
2015 yılında Uzaklarda Arama filminin yönetmenliğini yaparak uzun bir aradan sonra yeniden yönetmen koltuğuna oturdu. Aynı dönemde sinema anılarını, deneyimlerini ve Türk sinemasının geçmişine ilişkin görüşlerini çeşitli söyleşi, kitap ve etkinliklerde paylaşmaya devam etti.
Türkan Şoray, oyunculuğunun yanı sıra Türk sinemasındaki çalışma koşullarına karşı kendi sınırlarını belirlemesiyle de tanındı. Basında uzun yıllar “Türkan Şoray Kanunları” olarak anılan bu kurallar; çalışma saatlerinden yakın planlara, çekim koşullarından özel hayatın korunmasına kadar çeşitli şartları içeriyordu. Bu yaklaşım, Şoray’ın kendi kariyeri üzerinde söz sahibi olmaya çalışan bir kadın yıldız olarak sinema tarihindeki yerini güçlendirdi.
Özel yaşamında uzun yıllar Rüçhan Adlı ile birliktelik yaşayan Şoray, 1983 yılında tiyatro ve sinema oyuncusu Cihan Ünal ile evlendi. Çiftin Yağmur Ünal adında bir kızları dünyaya geldi. Evlilikleri 1987 yılında sona erdi.
12 Mart 2010 tarihinde UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi seçilen Türkan Şoray, çocuklara yönelik sosyal sorumluluk çalışmalarında da yer aldı. Sinemaya katkıları nedeniyle yaşam boyu başarı ve onur ödülleri dahil çok sayıda ödüle değer görüldü.
2026 yılında da sanat yaşamının içinde kalmaya devam etti. Haziran-Ağustos 2026 döneminde ressam Yalçın Gökçebağ ile birlikte hazırlanan Hatıralar Bahçesinde Buluşma sergisi Müze Gazhane’de sanatseverlerle buluştu. Sergide Şoray’ın resimleri, kostümler, film şeritleri ve sinema kariyerinden izler taşıyan özel yerleştirmeler yer aldı.
Türkan Şoray, 2026 boyunca farklı kültür-sanat etkinlikleri ve söyleşilerde izleyicilerle bir araya gelmeyi sürdürdü. Yakın arkadaşı ve birçok filmdeki rol arkadaşı Kadir İnanır’ın Haziran 2026’daki ölümünün ardından yaptığı açıklamalarla da gündeme geldi. Ağustos 2026 itibarıyla yeni bir sinema ya da televizyon oyunculuğu projesi açıklanmış değildir; buna karşılık sergiler, söyleşiler ve özel sahne projeleriyle sanat yaşamındaki etkinliğini sürdürmektedir.
Altmış yılı aşan kariyeri boyunca yüzlerce film ve televizyon yapımında rol alan Türkan Şoray; oyunculuğu, yönetmenliği, yıldız kimliği ve kadın karakterlere kazandırdığı güçlü yorumlarla Türk sinema tarihinin en etkili ve kalıcı isimlerinden biri kabul edilmektedir.












